ATATÜRKÜN SEVDİĞİ ŞEYLER
 
ATATÜRK’ÜN SEVDİĞİ ŞEYLER
En Sevdiği Yemek
Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayati boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.
Omlet sevdiği kahvaltı öğünlerinden biriydi ayrıca gece geç saatlerde acıkınca peynirli omlet yerdi.
Kahveyi orta şekerli içerdi 10-15 fincan içermiş. 
Karatahta, tebeşir, silgi ve kütüphaneden gelen kitaplar, sofranın bir parçası idi.
 
En Büyük Hayali Dünya Turuna Çıkmaktı
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.
En Sevdiği Kitap
 Binlerce kitabi vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayati boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin’in ünlü Çalıkuşu” romanını hep yanında taşırdı, her gün rastgele bir yerinden açar, birkaç sayfa okurdu.
En Sevdiği Hayvanlar
Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. “Fox” adini verdiği köpeği, Gazi`nin yatağının ayakucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.
Kuşları çok severdi. Çankaya Köşkü`nde özel bir bakicinin ilgilendiği güvercinliği vardı.
En Sevdiği Dans Ve Müzik Türü
En sevdiği dans valsti. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik Bati müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.
 
En Sevdiği Sporlar
Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner, yüzmeye gider ve bilardo oynardı.
En Başarılı Olduğu Ders
Eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti.
En Sevdiği Renk
Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştır. Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım giymeyi sevmezdi.
Sofra Düzenine Özen Gösterirdi
Çok dikkatli bir insan olan Atatürk, sofraya otururken; sofra örtüsünden tabaklara, bardaklardan çatal bıçaklara varıncaya kadar her şeyin düzenli olarak yerli yerinde olmasına özen gösterirdi (sofraya oturmadan önce, çatal bıçaklarda bir düzensizlik görürse; bunu bizzat kendisi düzelterek sofraya otururdu). Sofranın karşısında, tebeşirleri ve silgisiyle birlikte bir büyük kara tahta bulunurdu. (Karşılıklı fikir ve bilgi alışverişinin yapıldığı sofradan birçok profesör, milletvekili ve bakan kara tahtaya kalkardı). 
Atatürk’ün sofradaki sözleri, felsefesi, yol göstericiliği, fıkraları, vecizeleri gerçekten bir hazine idi. Bu sofrada esen hava sevgi, vefa ve arkadaşlıktı. Burada ilim, sanat, kültür, nesnel görüşler, gerçeklikler, idealler yer alırdı. Ülke sorunları, geleceği, çözüm biçimleri aranırdı. Gönül sohbet ister, kahve bahane şiirinde olduğu gibi, M. Kemal için de amaç, tartışmalardı, iyiyi doğruyu bulmaktı. Akıla yol açmaktı. Sofra ve içki ise bir araçtı. 
 
 
 
 
 
Adres : Yenidoğan Mahallesi Hulusi Behçet Caddesi 38280 Talas/KAYSERİ Köşk Mahallesi Dede Efendi Sokak No:10 38030 Melikgazi/KAYSERİ
Telefon : +90 (352) 437 5263
Faks : -
Merkezler : (352) 207 66 66 / 10745/10762
E-Posta : cocukegitimmerkezierciyes.edu.tr
Copyright © / Tasarım & Programlama: Erciyes Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Web Grubu